Eğitim Sorunlarının Temel Nedeni,Yanlış Eğitim Politikalarıdır!

Eğitimde yaşanan sorunlar ve öğrencilerimizin sıkıntılarına dikkat çekmek için 30 Mayıs 2019 tarihinde İl Milli eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptık. Açıklamayı Şube Başkanımız Kadir ÖZTÜRK okudu.

 

Değerli basın emekçileri,

Sevgili yol arkadaşlarım,

Eğitim alanında, AKP iktidarı on yedi yıldır oluşturmaya çalıştığı devlet anlayışına paralel bir yapılanmaya gitmeye çalışıyor. Eğitimdeki cemaat, tarikat ilişkilerinin kökeninde bu yatıyor. Hatta FETÖ ile oluşan çıkar birliğinin bozulmasındaki temel neden de buradan kaynaklanıyor. Dershaneler, özel okullar gibi milyarlarca dolarlık rant alanı bu çatışmayı körükledi. Şimdi de AKP eğitimde her anlamda kendi egemenliğini kurmaya çalışıyor. Eğitimi dinselleştirme, imam hatipler hep bu egemenlik kurma anlayışının yansıması…

Eğitim hizmeti, siyasi iktidarın ve sermaye çevrelerinin ihtiyaçlarını karşılayacak politikaların ısrarlı biçimde uygulanmasına sahne oluyor. Sürekli değişen müfredat programları, sınav sistemi, eğitim uygulamaları kendi içinde bir süreklilik taşımamış, birbirinin zıddı yaklaşımlarla tutarsızlık eğitime egemen olmuştur. Bugüne kadar eğitim sorunlarını çözmek için adım atmayanların en büyük icraatı, sorunları görmezden gelmek, yok saymak ama dindar ve kindar bir nesil yaratma isteğinden vazgeçememek olmuştur Bu algılayışın sonucunda, öğrencilerimizin sorunları ve karşı karşıya oldukları tehlikeler katmerlenerek artmıştır.

Değerli basın emekçileri,

Sevgili mücadele arkadaşlarım,

Gençliğin, ilkokuldan başlayarak ırkçı ve gerici bir temelde yetişmesi hedeflenmektedir. Egemen güçlerinin eğitimden beklentileri adım adım uygulanırken böylesi bir bakışla sağlıklı, soran, araştıran, sorgulayan bireyler yetişmesi değil adeta bir tebaa yaratılmak istenmektedir.

Bakanlığın tutarsız politikaları tüm illerde il, ilçe milli eğitim müdürlüklerine de yansımış durumda. Okul yöneticilerinin yandaş sendikaların, AKP il ve ilçe örgütlerinin isteği doğrultusunda belirlenmesi sonucunda okullarımız sorun yumağına dönüşmüştür. İl ve ilçelerdeki yöneticilerin, gerek milli eğitim müdürlüklerindeki gerekse okullardaki Eğitim Senlilere karşı gösterdikleri ötekileştirici ayrıştırıcı tutum da buradan ileri gelmektedir.

 

 

 

Değerli basın emekçileri,

Gençlerin sözde manevi değerine, topluma faydalı olarak yetişeceğini, kötü alışkanlıkların imam hatiplerde olmadığını savunan zihniyetin gerçekleri yansıtmadığı ortadadır. İmam hatiplerden başka okullara nakledilen öğrencilerde madde bağımlılığı, şiddet içeren davranışlar gözlenmektedir. Madde bağımlılığı olan öğrencilerin gözetim altında tutulması, eğitim öğretime kazandırılması gerekirken başka okullara nakledilerek çözüm üretildiği sanılmaktadır. Halbuki sorunlar çözülmediği gibi katlanarak artmaktadır.

Bizler çocuklarımızın yaşam hakkına, geleceğine ve eğitim hakkına sahip çıkıyor; tüm sorunların bilimsel bir yaklaşımla en doğru biçimde çözülmesini istiyoruz. Çocuklar, bizim çocuklarımız ve hangi okul türünde olursa olsun onların hakkını savunmaya devam edeceğiz.

Yoldaşlarım,

Antalya öğretmen ihtiyacı konusunda sıkıntı yaşamayan illerden biri olmasına rağmen, merkezdeki okullarda bile hala ücretli öğretmenler çalıştırılmaktadır. Onlar çağdaş köleler gibi çalıştırılırken yetkisiz, pedagojik formasyon almamış, eğitim ve öğretim alanında yetişmemiş, dolayısıyla yetersizliği açık olan insanlar kimi dini vakıflardan ya da camilerden görevlendirilerek derslere girmektedir. Bunların, çocuklarımızın ne eğitimine ne de hayatına olum

Değerli basın emekçileri,

Öğrencilerimiz veli iznine bakılmadan dinci, gerici dernek ve vakıfların etkinliklerine zorla götürülmekte, notla tehdit edilerek baskı altına alınmakta ve böylece sessiz kalmaları istenmektedir. Müfredat dışı, cinsiyetçi, gerici, toplumsal cinsiyetten uzak yayınların okullarda okutulması ve dağıtılması istismarı da beraberinde getirmektedir. Bizler laik, bilimsel, anadilinde demokratik, çağdaş eğitimin savunucusu olarak bu gerici ırkçı anlayışlara izin vermeyeceğiz. Biz her tür gericilikle mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.

Dostlar,

Bir diğer sorun da eğitim de yaşanan şiddettir. Maalesef okullarımızda şiddetin önüne geçilememiştir. Toplumsal-ekonomik olumsuzlukların ve gelir adaletsizliğinin giderek derinleştiği ülkemizde okullarda ve hayatın her alanında şiddet her geçen gün artmaktadır. Okullarda ve okul önlerinde, yüzlerce şiddet olayı meydana gelmiş; bu olaylarda çok sayıda öğrencimiz ve öğretmen arkadaşımız hayatını kaybetmiştir. Eğitim politikaları, gerici yanıyla çocukların yaşamlarını karabasana dönüştürmüş; çocuklarda gelecek kaygısı oluşmuştur.

Bu sorunlarla birlikte öğrencilerin kendine yabancılaştırılması,  toplumsal sorunlara duyarsız bir nesil oluşturulmakta; artan intiharlar, şiddet olayları da bu gelişmelerin belirtisi olarak karşımızda durmaktadır.

Saygıdeğer basın emekçileri,

Eğitimde büyük yenilikler, olumlu değişiklikler gibi topluma sunulmaya çalışılan yeni ortaöğretim programı eğitimin gerçek sorunlarını görmezden gelen sermayenin ihtiyacı doğrultusunda hazırlanan süslü paketler olmak dışında bir anlam taşımamaktadır. Bu iktidarın sunduğu her yeni değişiklik, yeni sorunlar yeni belirsizliklerden başka bir şey vaadetmiyor.

Eğitim Sen olarak bizim için temel sorun; ortaöğretimin hangi düzlemde ve kimin çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırılacağı sorunudur. Esnek ve modülerlik yerine, öğrencilerimizin gereksinimlerine, tercihlerine ve isteklerine göre yapılandırılmış dersler üretilmelidir.

Eğitim, tüm bileşenleriyle bakanın tabiriyle paydaşlarıyla birlikte yeniden inşa edilmeli, halkın çıkarlarını, işbirliğini, dayanışmayı esas almalı ve demokratik olmalıdır. Okul türü yerine, programların farklılaştığı ve öğrencilerin kendi yetenek ve ilgileri doğrultusunda okul tercihinin esas olduğu bir sistem oluşturulmalıdır.

Biz okullarımızda imamların derse girmesini istemiyoruz, biz 40 dakika ders 40 dakika teneffüs adı altında öğrencilerimizin serbest zamanlarının gasp edilmesini istemiyoruz. Biz düzeysiz yöneticiler, yandaş sendikalı yandaş müdürler istemiyoruz.

Eğitim öğretim alanında keyfi, bilim dışı, cinsiyetçi, şiddeti özendiren, öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarının haklarını yok sayan uygulamalara derhal son verilmelidir. Laik, bilimsel bir eğitim ışığında çağdaş dünyayla bütünleşmiş, bilimsel düşünen bir kuşak yetiştirilmelidir.

Kahrolsun gerici, ırkçı eğitim… Yaşasın laik, bilimsel, anadilinde, kamusal eğitim mücadelemiz!

Yaşasın Eğitim Sen!                                                                                  

 

 

 

 

 

 

Lock full review www.8betting.co.uk 888 Bookmaker